Untitled Document
Hava Durumu
ANKARA
ANKARA
ANKARA
ANKARA
ANKARA
En Çok Okunanlar
Aşk Dizeleri

Yağmur - Aşk Şiiri
Aşk ve Çılgınlık
Aşk gerçekleri yüzüme vurdu
Aşkın yaşı Yoktur !!!
En Çok Yorumlananlar
Aşk ve Çılgınlık

Aşk gerçekleri yüzüme vurdu
Aşkın yaşı Yoktur !!!
Yağmur - Aşk Şiiri
Aşk Dizeleri
güzel sözler aşk sevgi
AŞK CİNAYETLERİ
Aşkın büyüsüne fazla kapılıp aşkın güzelliğinden uzaklaşıp can alan aşk öyküleri.
 

"Bir sabah, geç uyandim, onu yanimda bulamadim. Masanin üstünde bir mektup vardi, birkaç satirla sunlari söylüyordu :


Artik beni sevmeyen Mateo! Sen uyurken kalktim, X... otelinde, 6 numarali odada sevgilimle bulusmaya gittim; istersen, beni orada öldürebilirsin, kapi kilitli olmayacak. Ask gecemi ögleye kadar uzatacagim. Gel hadi! Belki de beni kucaklasmam sirasinda görme sansini yakalarsin. Sana tapiyorum. Concha."


Pierre Louys, "Kadin ve Kukla" adli romanindan alinan bu bölümde, tutku cinayetlerine yol açan kiskirtmanin çiplak bir fotografini çekiyor: Kadin, bir baska erkegi kullanarak, asiginin içinde kivranan sahip olma azginligini ve ölümcül siddeti çekip çikariyor, sevilmek ve/veya öldürülmek üzere ortaya, yatak adi verilen hedef tahtasinin üzerine kendisini birakip beklemeye basliyor.


Askla siddetin iç içe geçtigi bu tuhaf sarmalin öteki ucundaki kisinin, ask cinayetine dogru sürüklenen erkegin duygularini baska bir yazarin, Ahmet Altan'in kaleminden okuyabilirsiniz: "Kizin, diri, biraz kalinca boynuna parmaklarini geçirmeye basliyor, onun etinin sicakligini baska hiçbir zaman hissetmeyecegi kadar bir güçle hissedip neredeyse askla cosarak ellerini onun etine gömdükçe gömüyorsun. Onun ölecegini hiç aklindan geçirmeden, bir tür sehvetle hatta askla bastiriyorsun boynuna, parmaklarinin kalin izleri kaliyor derisinde."


Sahip olmanin karanlik çikmazi


Marguerita Duras, erkegin kadina sahip olma arzusunun dorugunda hissettiklerini "Ölüm Hastaligi"nda, "Sevdiginizi öldürecek gibi olma duygusunu, onu kendinize, yalniz kendinize saklama, bütün yasaklara ragmen, bütün ahlaki baskilara ragmen onu alma, kaçirma istegini duydun mu? Hiç bu istegi duydunuz mu?" cümleleriyle dile getiriyor. Bu noktada, karsiliksiz asklarla intihara dogru sürüklenen Cesare Pavese'nin günlügüne yazdiklari akla geliyor. Pavese, sevdigi kadinin baskasinin olmasindansa ölmesini yegleyecegini söylüyor. Ortak nokta ölümcül bir sahiplenme duygusudur.


Yine Marguerita Duras, bu kez "Moderato Cantabile" adli romaninda, sahip olma ve sahip olunmanin ulastigi tehlikeli sinirlari bir olay örgüsü içinde anlatiyor. Kadin ve erkek, toplumsal kurallari giderek daha fazla hiçe saydiklari bulusmalarda, ölümcül bir birlesmeye dogru adim adim ilerliyorlar. Sonunda aralarinda söyle bir konusma geçiyor: "- Ölü olmanizi isterdim, dedi Chauvin.


- Bu is oldu, dedi Anne Desbarades."


Askin cinayetle kesistigi yer


Georges Bataille, "Erotizm" adli incelemesinde, tutkuyla cinayetin kesistigi çizgiyi tanimliyor: "Sevilen varliga sahip olma ölüm demek degildir, ama ölüm bu arastirmanin içindedir. Eger asik sevdigi varligi elde edemezse, bazen onu öldürmeyi düsünür; çogu zaman onu öldürmeyi kaybetmeye tercih eder. Diger durumlarda kendi ölümünü arzular. Bu büyük öfke içinde söz konusu olan sevilen varlik içinde süreklilik duygusunu yakalamaktir."


Bataille'a göre varligin kendisi süreksizdir, baska varliklardan ayri ve zamanla sinirli bir yasami vardir. Ancak hepimiz, anlasilmaz bir serüvende yalniz olarak ölüme dogru ilerlerken, sürekliligin özlemini duyariz, süreklilik duygusunu süreksizlik üzerine kurulu bir dünyanin izin verdigi ölçüde, yasama sokmaya çalisiriz. Sevilen kisi, kisisel süreksizligin sinirlamadigi, sinirsiz ve tam bir varliktir.


Tutku rahatsizliktir


Ancak tutku, beraberinde mutluluk umutlarini getirmesine karsin, kargasa ve rahatsizliga da neden olur. Bataille söyle sürdürüyor: "Mutlu tutku bile o kadar siddetli bir karisikliga neden olur ki mutluluk haz duyulmasini saglamadan önce çok büyük oldugu için karsitina yani aciya benzer. Tutkunun özü, iki varligin süreksizligini mükemmel süreklilige dönüstürmektir. Bir güven duygusunun sürükledigi sakin bir mutluluk ancak, ondan önceki uzun bir acinin yatistirilmasiyla anlam kazanir. (...) Tutku bize sürekli sunu söyler: eger sevdigine sahip olursan yalnizliginin girtlakladigi kalbin sevdigininkiyle tek kalp olacaktir. (...) Bu çürük ve ayni zamanda derin birlesmeden çogu zaman aci, ayrilma korkusu bilince hakim olur." Bu nedenle, "eger iki asigin birlesmesi tutkunun eseri ise, bu birlesme ölümü, intihari ve cinayet arzusunu çagristiriyor." Ya da tersinden alirsak, Sade Markisi'nin dedigi gibi, "Ölümle hasir nesir olmanin en iyi yolu onu ahlaksiz bir fikirle bagdastirmaktir."


Tutkunun paradoksu


Eger tutkunun siddeti sonsuza kadar götürülürse elde kalan yalnizca sogumakta olan bir cesettir. Duras'nin romaninda oldugu gibi, az önce tutkuyla asigina sarilmis olan katil kucaginda bir boslukla kalakalir. Duras, bu yanip tükenmis varligi su cümlelerle tanimliyor. "Kalabaliga dogru döndü, bakti, herkes adamin gözlerini gördü. Bu gözlerdeki bütün anlam yok olmustu, yalniz arzunun saskin, silinmez, dünyaya yabanci anlami kalmisti." Yasanabilir olan yalnizca gerilim aninin sürekliligidir. Camus'nun "Sisyphos Söyleni"nde intihar için söyledigi gibi, "gerçek çaba, burada elden geldigince fazla kalmak, bu uzak bölgelerin garip bitkilerini yakindan incelemektir. (...) O zaman us, bu hem ilkel, hem de alabildigine incelmis, dansin figürlerini daha örneklendirmeden de, daha kendisi yasamadan da çözümleyebilir." Tutkunun ölüm, intihar ve cinayet sinirinda yaptigi gidis gelisleri yasayanlarin büyük bölümü de zaten Camus'nun önermis oldugu gibi, son adimi atmiyor, atesi sonuna kadar tüketip erken bir karanliga gömülmek yerine, onu daha uzun süreli ve güvenli bir sevgiye dönüstürmeyi basariyorlar. Ansizin parlayan duygularin isigiyla gözleri kamasip bu derin karanliga yuvarlananlarsa insanoglunun "büyük duygular evreni"ne dogru düzenledigi seferde fazlaca öne çikma ihtiyatsizligini göstermis olanlardir. Toplumun kendilerine ceza adi altinda verebileceginin çok ötesinde bir aciyla kivranan bu insanlarin duygularini en iyi dile getirmis olanlardan birisi, William Shakespeare, sevdigi kadini kiskançlik nedeniyle öldüren Othello'yu söyle konusturuyor:


"Benim için, akilsizca, ama çok seven biri deyin;


Kolayca kiskanmayan, ama bir kez de kiskandi mi


Kendini kaybeden biri diye söz edin benden.


O, deyin, asagilik bir Hintli gibi,


Kendi kavminden daha degerli bir inciyi


Firlatip atti."


Ve kendini hançerledikten sonra, Desdemona'nin cansiz bedenine bakip son sözlerini söylüyor:


"Öpmüstüm seni öldürmeden önce.


Öyle olacak yine


Öldürüyorum kendimi can vermek için öpüsünde".  




07:32:00
04 Temmuz 2008
Bu haber  369  kere okundu Yazıcıya Yolla
YORUMLAR
Bu Habere Yorumunuzu Ekleyin
İsim
E-posta
Başlık
Yorum
       Tüm alanlari doldurmaniz gerekmektedir
Günün Resmi
love

Son Eklenen Resimler
Cennetten Gelenler (9)
Cennetten Gelenler (8)
Cennetten Gelenler (7)
Cennetten Gelenler (6)

Warning: getimagesize(): Read error! in /var/www/vhosts/sevdacafem.com/httpdocs/resim_son5.php on line 17
Cennetten Gelenler (6)
Son Eklenen Videolar
Iletisim | Hakkimizda | Anasayfam Yap | Sik Kullanilanlara Ekle
Güzel Sözler; İnsanlar güzel söze tutkundur. öteki sözler unutulup gittiği halde güzel sözler insan belleğinde yer etmiş; zamanla her biri bir atasözü olmuştur. İnsanlar güzel sözler söylemeye devam ettikleri için atasözleri dışında da pek çok güzel sözler türemiştir ve türemeye devam etmektedir. Bu Sözler dilden dile dolaşmakta kimi iş yerlerinde duvarlara asılmakta kimi zamanda sözü cuk diye oturtmak için kullanılmaktadır ;). Ben bu sitede güzel sözlerin en alengirliler inden yeri geldikçe kullanmanızı dilediğim bir güzel söz arşivi sunuyorum. Güzel Sözler iyi kullanıldığında Sevgiliye verilen bir çiçek kadar değerlidir. SevdaCafem.Com Yeni Yayın dönemine başlamıştır!